Gün ışığı alan bir köşe, oyun alanı için evin en keyifli bölümlerinden biri olabilir. Sabah güneşinin düştüğü bir oyun halısı, birkaç kitap ve oyuncakla oldukça ferah bir alan oluşturabilir. Fakat pencere önü seçilirken yalnızca aydınlık olması yeterli değildir.
Bebeğin pencereye erişimi, güneşin gün içinde geliş açısı, camdan gelen sıcaklık veya soğukluk, perde ve stor ipleri, pencere önündeki mobilyalar ve bebeğin hareket dönemi birlikte değerlendirilmelidir.
Yani mesele “pencere önünde oyun alanı yapılır mı?” sorusundan çok, o pencerenin çevresinin çocuk için nasıl düzenlendiğidir.
Doğal Işık Oyun Köşesini Daha Kullanışlı Hale Getirebilir
Evde oyun alanı için yer seçerken gün ışığından yararlanmak güzel bir avantajdır.
Özellikle gündüz saatlerinde kullanılan bebek oyun alanının doğal ışık alan bir bölümde bulunması, yapay aydınlatma ihtiyacını azaltabilir. Kitaplara bakılan, oyuncaklarla sakin oyun oynanan veya yerde vakit geçirilen bir köşe için aydınlık bir ortam oldukça kullanışlıdır.
Ancak pencerenin hemen dibinde olmak ile gün ışığı alan bir alanda bulunmak aynı şey değildir.
Oyun yüzeyini pencereye sıfır şekilde yerleştirmek yerine odanın aydınlık fakat daha güvenli bir bölümü seçilebilir.
Güneşin Sabah Nereden Geldiğine Değil, Gün Boyunca Nasıl Değiştiğine Bakın
Sabah oyun alanını hazırladığınızda pencere önü oldukça konforlu olabilir. Birkaç saat sonra ise aynı noktaya doğrudan güneş vurabilir.
Bu nedenle bir bebek oyun matı için yer belirlerken alanı yalnızca tek bir saatte değerlendirmemek gerekir.
Özellikle yaz aylarında camın önündeki bölüm gün içerisinde ciddi şekilde ısınabilir. Bebeğin uzun süre doğrudan güneş altında kalacağı bir yerleşimden kaçınılmalıdır.
Gerekirse oyun halısı gün içerisinde başka bir bölüme taşınabilir.
İşte hafif bir oyun yüzeyinin avantajlarından biri tam burada ortaya çıkar: oyun köşesinin yeri evin şartlarına göre değiştirilebilir.
Perde ve Stor İpleri Oyun Alanından Uzak Tutulmalıdır
Pencere çevresindeki en önemli ayrıntılardan biri yalnızca cam değildir.
Uzun perdeler, perde bağları ve özellikle erişilebilir stor veya jaluzi kordonları küçük çocukların ulaşamayacağı şekilde düzenlenmelidir. Oyun alanı hazırlanırken bebeğin şu anda ulaşabildiği mesafeyi değil, birkaç ay sonra ulaşabileceği alanı düşünmek daha güvenlidir.
Henüz tummy time yapan bir bebek perdeye erişemeyebilir.
Emeklemeye başladığında bebek oyun halısının dışına çıkabilir.
Ayağa kalkmaya başladığında ise daha önce ulaşamadığı bölgelere erişebilir.
Bu nedenle pencere çevresinin güvenliği bebeğin gelişimiyle birlikte tekrar değerlendirilmelidir.
Oyun Halısının Sınırı Bebeğin Sınırı Değildir
Bu ayrım özellikle emekleme döneminde önemlidir.
Yere 150 × 150 cm oyun halısı sermek bebeğin o 150 × 150 cm içerisinde kalacağı anlamına gelmez. Aynı durum 150 × 200 cm veya 150 × 250 cm büyük oyun halısı için de geçerlidir.
Oyun yüzeyi çocuğa belirli bir alan sunar ancak fiziksel bir bariyer oluşturmaz.
Dolayısıyla emekleyen bebek için oyun alanı hazırlanırken oyun halısının çevresindeki bölge de çocuğun kullanabileceği alanın bir parçası olarak düşünülmelidir.
Pencere, balkon kapısı, perde, priz veya mobilya oyun yüzeyinin hemen yanındaysa yalnızca halının üzerini güvenli hâle getirmek yeterli değildir.
Kışın Pencere Önündeki Zemin Daha Serin Hissedilebilir
Pencere önü yazın fazla sıcak olabileceği gibi kışın da evin diğer bölümlerinden daha serin hissedilebilir.
Özellikle eski pencere sistemlerinde veya büyük cam yüzeylerinin bulunduğu evlerde bu fark daha belirgin olabilir.
Bebeğin yerde uzun süre vakit geçirdiği bir alanda zeminin nasıl hissettirdiğini kontrol etmek faydalıdır.
Pamuklu ve dolgulu bir kapitone oyun halısı, bebeğin doğrudan sert zeminde oynaması yerine ayrı bir oyun yüzeyi oluşturabilir.
Daha kalın bir zemin isteniyorsa katlanabilir oyun minderi, süngerli oyun minderi veya kalın yer minderi tercih edilebilir.
Burada yine çözüm her zaman daha kalın bir ürün seçmek değildir. Pencere önündeki bölüm rahatsız edici derecede serinse oyun alanının yerini değiştirmek daha mantıklı olabilir.
Katlanabilir Minderle Oyun Alanının Yeri Sabit Kalmak Zorunda Değildir
Evin aynı bölümü bütün gün boyunca en uygun oyun noktası olmayabilir.
Sabah güneş alan bir köşe öğleden sonra fazla sıcak olabilir. Kışın pencere önü serinleşebilir. Misafir geldiğinde salonun düzeni değişebilir.
Katlanabilir oyun matı bu değişkenliğe uyum sağlayabilir.
Katlanarak başka bir bölüme taşınabilir ve yeniden açıldığında yaklaşık 4 cm kalınlığında süngerli bir oyun yüzeyi oluşturur.
Çocuk biraz büyüdüğünde aynı ürün tumbling mat olarak hareket oyunlarında da değerlendirilebilir.
Böylece oyun alanının konumu evdeki tek bir noktaya bağlanmaz.
Pencere Kenarı Güzel Bir Kitap Köşesine Dönüşebilir
Çocuk büyüdükçe pencere çevresindeki aydınlık alan yalnızca yerde oyun için değil, kitap zamanı için de değerlendirilebilir.
Doğal ışık alan bir köşede çocuk oyun halısı, birkaç kitap ve yere yakın bir oturma alanı kullanılabilir.
Ancak pencere önüne sandalye, puf veya tırmanılabilecek başka bir mobilya yerleştirildiğinde yeni bir durum ortaya çıkar: çocuk bu ürünü pencereye ulaşmak için basamak olarak kullanabilir.
Bu nedenle küçük çocukların bulunduğu odalarda pencere önündeki mobilya yerleşimi ayrıca değerlendirilmelidir.
Aydınlık bir kitap köşesi oluşturmak güzel bir fikir olsa da yerleşim çocuğun pencereye erişimini kolaylaştırmamalıdır.
Balkon Kapısının Önü Oyun Alanı İçin Uygun mu?
Salonlarda en fazla doğal ışık bazen pencere yerine balkon kapısından gelir.
Fakat balkon kapısının önü aynı zamanda evin geçiş noktası olabilir.
Sürekli açılıp kapanan bir kapının önüne bebek yer minderi sermek hem yetişkinlerin geçişini zorlaştırabilir hem de oyun alanının sık sık bozulmasına neden olabilir.
Balkon kapısı çevresinde oyun alanı oluşturulacaksa kapının açılma yönü ve çocuğun erişimi özellikle dikkate alınmalıdır.
Gün ışığından yararlanmak için oyun yüzeyinin kapının tam önüne yerleştirilmesi gerekmez; birkaç metre gerideki aydınlık bölüm de değerlendirilebilir.
Oyun Alanının Yönünü Değiştirmek Bile Yeterli Olabilir
Her zaman oyun matını tamamen başka bir odaya taşımak gerekmez.
Bazen halının veya minderin yönünü değiştirmek, pencereyle arasındaki mesafeyi artırmak veya oyun bölümünü odanın diğer tarafına kaydırmak yeterlidir.
Özellikle büyük bir 150 × 200 cm veya 150 × 250 cm oyun halısı kullanılıyorsa yerleşim yönü odadaki geçişleri ve pencereye olan mesafeyi ciddi biçimde değiştirebilir.
Bu nedenle ürün ölçüsünü seçerken yalnızca metrekare hesabı yapmak yerine odada hangi yönde serilebileceğini de düşünmek faydalıdır.
Aydınlık Oyun Alanı İçin Pencerenin Dibine İhtiyacınız Yok
Doğal ışığın avantajlarından yararlanmak için bebeğin pencerenin hemen yanında oynaması gerekmez.
Odanın pencereye yakın ancak erişim risklerinden uzak bir bölümü çoğu zaman daha işlevsel olabilir.
Buraya pamuklu oyun halısı, bebek oyun matı veya daha kalın bir katlanabilir sünger minder yerleştirilebilir. Günün saatine göre oyun alanının konumu değiştirilebilir.
Böylece hem aydınlık bir oyun ortamı oluşturulur hem de pencere çevresini çocuğun ana oyun bölgesine dönüştürmek gerekmez.
Oyun Alanının Yerini Çocuk Büyüdükçe Yeniden Değerlendirin
Tummy time döneminde uygun görünen bir köşe, emekleyen çocuk için uygun olmayabilir.
Emekleme döneminde kullanılan alan, çocuk ayağa kalkmaya başladığında yeniden düzenlenebilir.
Çünkü oyun alanının güvenliği yalnızca odanın özelliklerine değil, çocuğun o anda neler yapabildiğine de bağlıdır.
Bu yüzden pencere önü oyun alanı bir kez hazırlanıp unutulacak bir düzen değildir.
Bebeğin hareketleri değiştikçe pencereye olan mesafe, çevredeki mobilyalar, perde ve diğer erişilebilir parçalar yeniden kontrol edilmelidir.
Aydınlık Olsun, Ama Hareket Alanından Ödün Vermesin
Pencere önü evin en güzel ışık alan bölümü olabilir. Ancak bebeğin oyun alanını seçerken gün ışığı tek kriter değildir.
Çocuğun rahatça dönebileceği veya emekleyebileceği genişlik, çevredeki eşyalar, odanın geçiş düzeni ve oyun yüzeyinin günlük hayatta nasıl kullanılacağı birlikte değerlendirilmelidir.
Bazen pencerenin tam önündeki küçük bir köşe yerine birkaç metre gerideki geniş bir oyun matı çok daha kullanışlı olabilir.
Çünkü iyi bir oyun alanını belirleyen şey yalnızca nereden ışık aldığı değil, çocuğun o alanı ne kadar özgür kullanabildiğidir.